Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği ADAM-DER çatısı altında toplanmış,
12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbecileri tarafından sol görüşlü olduğumuz için Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılmış askerler ve onların mücadelesine destek veren yakınları, dostları olarak,
Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en köklü gericilik hareketi olan “solkırımcı” 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesini 46’ıncı yıldönümünde bir kez daha lanetliyoruz.
Dönemin ABD Başkanı’na “Bizim çocuklar başardı“ sözleriyle müjdelenen NATO’cu paşaların askeri darbesini hatırlamak ve hatırlatmak, her geçen gün yeni bir “darbe” ile hukuk devletinin son kalıntılarını da ortadan kaldıran günümüzdeki “sivil” darbe sürecinde belki de her zamankinden daha da önemli…
1980’de darbeyi ülkedeki “iç savaş“ sürecine müdahale gerekçesiyle meşru göstermeye çalışan faşist generaller, yönetimi devir alır almaz Türkiye tarihinin en yaygın solkırımını yaptılar. Demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, siyasi partileri, parlamentoyu kapattılar. Binlerce devrimci demokratı hapishanelere doldurdular, yüzlercesini yargısız infazlarla katlettiler, onlarcasını idam ettiler. Basını, üniversiteleri denetim altına alarak, haberleşme ve bilim özgürlüğü adına var olan tüm kazanımları ortadan kaldırdılar.
Darbeciler Kürtlere dillerini ve kimliklerini, Alevilere inançlarını yasakladılar.
On binlerce kamu personelini işten atan darbeci generaller, yüzlerce subay, astsubay ve askeri öğrenciyi de işkenceden geçirip, ağır hapis talepleriyle yargıladılar.
Bugün, O dönemden farklı olarak TBMM açık, ancak tek adamın kapalı kapılar ardında aldığı kararları onaylamanın ötesinde bir işlevi kalmamış durumdadır.
Günümüzde hukuksuzluk, yoksulluk, yolsuzluk, baskı, sansür, nefret, partizanlık rejimin ana karakteri olmuştur.
Ana muhalefeti bölmek ve parçalamak için CHP’ye yönelik zorbalık ve baskılar sonucu CHP “butlan CHP’sine” dönüştürüldü. En son İstanbul’un Üsküdar ilçesi belediye yönetiminde yaşanan operasyonların yeni bir örneğini oluşturduğu bu hukuksuzluklar; halk içindeki desteğini büyük bir hızla kaybeden tek adam rejiminin, iktidarını korumak için kendi kurduğu seçim sandıklarında yenildiği muhalefeti ortadan kaldırmaya kararlı olduğunu gösteriyor.
Zorbalık ve hukuksuzlukla muhalefeti bastıran, bölmeye çalışan rejim, “terörsüz Türkiye“ adını verdiği süreç ile “çerçeve yasa“ adıyla bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa“ ile ülkemizi yeni bir aşamaya getirdi.
Rejimin niteliğine bakılmaksızın, silahların susmasını hedefleyen bu gelişme önemli ve anlamlıdır, değerlidir ve destekliyoruz.
Ancak demokrasinin tesisi ve Kürt sorunun çözümü barış ve demokrasiden yana olan tüm toplumsal muhalefet güçlerinin katıldığı, öznesi olduğu bir sürecin ürünü olabilir.
Ülkemizin bulunduğu coğrafyada yıllardır büyük güçlerin ve daha önemlisi doğrudan komşumuz olan ülkelerin taraf olduğu savaşlar sürüyor. Türkiye’nin üyesi olduğu NATO da doğrudan olmasa da bu savaşların bir parçası olarak rol üstleniyor. Rejim, yeni askeri ittifak anlaşmalarıyla komşularımıza yönelik cepheleri tahkim ediyor. Gazze’de soykırım yapan İsrail’e sözde en ağır tepkileri gösterirken, İsrail’in arkasındaki Amerikan emperyalizminin “Büyük Ortadoğu Projesi”nin ortağı olarak, büyük bir ikiyüzlülük sergiliyor.
Suriye’de Taliban-IŞİD artıklarının yönetime gelmesine katkı veren, Afganistan’daki Taliban yönetimiyle dostane ilişkiler sürdüren rejim böylece ülkemizi, bu ülkelerdeki demokrasi ve insan hakları umudunun yok olmasına ortak ediyor.
12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbecileri tarafından sol görüşlü olduğumuz için Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılmış, işkence edilerek sorgulanıp yargılanmış, işsizliğe ve açlığa mahkûm edilmiş askerler, onların yakınları ve dostları olarak, askeri ve “sivil” tüm darbeleri lanetliyor, darbelerin temel hak ve özgürlüklere, emek, demokrasi ve barış güçlerine verdiği zararın bilinciyle, her türlü askeri ve sivil darbeye, diktatörlüğe, savaşa karşı olduğumuzu, siyasal islamcı faşizmin karanlığına da teslim olmayacağımızı beyan ediyoruz.
ADAM-DER olarak, kültürler ve halklar coğrafyası ülkemizin gerçekten demokratikleşmesi ve barışa kavuşması için, tüm emek barış ve demokrasi güçleri ile birlikte mücadeleyi sürdüreceğiz.
Saygılarımızla.
Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği
ADAM-DER YÖNETİM KURULU





